- More bloopers are a click away
İlgili aramalar: müzik - remo -  remo -  remo -  remo
Özel Arama
*****..::::..Al hadi hanceri eline vur hadi sirtima acima gülüm nasil olsa Kahpelik SoN mOdA!!!...:::::...***** - Blogcu



*****..::::..Al hadi hanceri eline vur hadi sirtima acima gülüm nasil olsa Kahpelik SoN mOdA!!!...:::::...*****

9.9.2009 - MEZARDAN UZANAN EL

Kategori: korku

Zombie
MEZARDAN UZANAN EL - 1

Serdar on iki yaşındaydı. Bir yıl vardı ki, mahalle arkadaşlarıyla şehir dışındaki top sahasında maç yapmaya gidiyorlardı. Birkaç günde bir öğleden sonra maç yapmaya giderken ağaçlıktan dolanıp top sahasına varıyorlardı. Aslında kestirmeden gitmek vardı ya o zaman da mezarlıktan geçmek gerekiyordu. Bu işe de pek istekli olan yoktu. Bazen maç uzuyor, karanlığa kalıyorlardı. Çocuklar evlerine geç kalmamak için, böyle durumlarda mezarlıktan geçiverelim diye maç bitiminde atıp tutuyorlardı ama mezarlık kapısına gelindiğinde sesler kesiliyordu.

Bir iki derken bu durum bir akşamüstü yine karanlığa kalınmıştı. Maç çok uzamış ve epey geç olmuştu. Dönüşü yok mutlaka mezarlıktan geçiyoruz diyenler yine mezarlık kapısına gelindiğinde susmuştu. Serdar duruma el koymak ihtiyacını hissetmişti. “ Arkadaşlar, arkamda tek sıra olun. Ben sizi mezarlıktan geçiririm “ dedi ve arkadaşlarının arkasında tek sıra olmasını sağladı. Hafif ay ışığı vardı ve kesme taşlardan yapılmış mezarlık içindeki dar yolu aydınlatıyordu. Etraf zifiri karanlıktı. Çocuklar sessizce Serdar’ın peşi sıra ilerlediler. Yolun yarısına gelinmişti ki yan taraftaki mezarlıktan bir el uzandı. “ Tut elimi, benim elimi tut “ diyordu derinden gelen bir ses. Serdar irkildi. Yüreği ağzına gelecekmiş gibi oldu. Çok korktu. Arkasına baktı. Kimse yoktu. Hani arkadaşları neredeydi? Gerisin geriye dönüp kaçmaya başladı. Hızla mezarlıktan çıktı. Hedefi top sahasıydı. Oraya ulaşmak istiyordu. İki kere arkasına da bakmıştı. Gördükleri tarifi imkansız şeylerdi. Peşinde ölüler vardı.

Serdar top sahasına vardığında bugünkü maçta gol attığı kalenin içine yattı. Arkasında kalenin filesi vardı. Uzanıp tutmaya çalışan olursa fark ederdi. Tehlike gelse gelse önden gelirdi. Böyle bir şey olursa o zamanda ona göre davranırdı. Serdar kalenin içine girdiği andan itibaren peşindekilerin kaybolduğunu anladı. Yine de her an tetikteydi. Gözleri dört bir yana fır dönüyordu. Serdar o gece sabaha kadar uyanık bekledi. Güneşin doğuşunu görmek kimseyi Serdar kadar sevindiremezdi. Derin bir oh çekti ve gerisin geri dönüp mezarlıktan geçerek evine vardı. O el uzanan mezar sessizliğin sesini dinliyordu. Bir hareket yoktu.

Eve giderken ilerde Namıkların evinin önünde bir polis arabası vardı. Galiba yirmi-yirmi beş adam ve kadın vardı. Polisler onlarla konuşuyordu. Eve girdi. Annesi, babası evdeydi. “Oğlum nerede kaldın? Bütün gece neredeydin? “ diye sordular. Serdar olanları anlattı. Babası öğretmendi. Polislerin yanına götürdü. Olayın tek görgü şahidiydi. Polisler, Serdar’ın anlattıklarını dinlediler. Zabıt tuttular. Daha sonra evine geldi. Yemek yedikten sonra uyudu. Ertesi gün kaybolan çocukların aileleri bir evde toplandılar. Serdar olanları onlara da anlattı. Sorulan soruları cevapladı. İnanan da vardı, inanmayan da. Şu bir gerçekti: Ortada kaybolan on dört tane çocuk vardı. İşte buna hepsi inanıyordu.

Mezarlıkta ve top sahasında yapılan araştırmalar sonuçsuz kaldı. Aradan bir ay geçti. Bir ateş yanmıştı ve alev alev yanan ateş sönmüştü. Olanlar unutulmaya başlamıştı. Araştırmalar sırasında Serdar’ın dikkatini mezarcı Mahmut çekmişti. Mezarcı Mahmut, Serdar’ın anlattıklarını doğruluyor ve daha önce de o mezarın yanında bazı çocukların kaybolduğunu söylüyordu. Serdar onun mezarlık içindeki evine gitti. Onunla uzun uzadıya konuştu. Mezarcı Mahmut o mezar alıcı dedenin mezarı diyordu. Doksan iki yaşında ölmüştü. Öteki kaybolan çocuklar geri gelmedi, bunlar da geri gelmez diyordu.

Serdar ve ailesi dört yıl sonra o şehirden taşındılar. Aradan uzun yıllar geçti. Namık, Hikmet, Vahdettin, Mesut…tam otuz beş yıldır yoktular. Serdar geçen yazın yıllar sonra ilk defa o mezarlıktan geçti. Mezarcı Mahmut çoktan ölmüş, vasiyeti üzerine alıcı dedenin mezarının üstüne gömülmüştü. Bu işlemden sonra burada hiç çocuk kaybolmamıştı. Serdar mezarlıktan ayrılırken, çocuk konuşmaları, gülüşmeleri duyar gibi olmuştu.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7.3.2009 - DRİFT NASIL YAPILIR?

Kategori: SPOR

DRİFT NASIL YAPILIR?

 Drift ilk olarak Japonya’nın dağlık coğrafyası ve bol virajlı yolları yep yeni

bir motor sporları dalının doğmasını sağladı . Japonya’da 80 li yılların sonunda

dağ yollarındaki virajları hızlı dönmeye çalışırken icat edilen ve büyük bir hızla

tüm dünyayı sarmaya başlayan drift’ten bahsediyoruz.. Temelde otomobillerin

virajları arkalarını kaydırarak dönmesinden oluşan bu spor , her ne kadar

otomobillerin tur dereceleri düşse de ortaya çıkan görüntü büyük izleyici

kitlelerini pistlere çekmeyi başarıyor.
Büyük bir direksiyon hakimiyeti ve denge isteyen drift için direksiyon

yeteneğiniz yeterli olmayıp otomobilinizde de bazı özelliklerin bulunması

gerekiyor . Drift otomobilleri arkadan itişli ve kilitli diferansiyele sahip ,

 bu sayede otomobilin arkası kayarken kontrol altında tutulabiliyor. Bunun

dışında otomobillerde büyük ebatlı jantlar ve lastiklerin bulunması da gerekmekte

 , aksi halde otomobilin yanal direnci yol tutuşunu olumsuz etkileyebilir ve

 lastiklerin janttan çıkmasına neden olabilir. Coil over ve eksi kamber ayarları

ile otomobili drif’te hazırlamanız ve viraj içinde otomobilin yoldan çıkmasını

engelleyecek kadar güçlü bir çekişi sağlamanız için de temel motor

güçlendirmelerini yapmanız gerekmekte.
Umarım yardımcı olur,

Ayrıca Driftte puanlama nasıl oluyor,D1 yarışlarında yan giderek nasıl birinci

oluyorlar

 maksat çizgiyi önde bitirmek gibi düşünen arkadaşlarımız vardır,konu hakkında

 daha fazla bilgi

edinmek isteyen arkadaşlar için drift box'a bir göz atmalarını istiyorum..

Bu box araca bağlanıyor ve

drift anında otomobilin yolla yaptığı açıyı,hızını,drift anında ortaya çıkan g

kuvvetini hesaplıyor

ve tüm bunların ortalamasını alarak ortaya bir skor çıkarıyor..İşte japon D1

 Street Legal serisinde

puanlamayı yapan alet bu.Bu sayede sürücünün yaptığı drift analiz ediliyor ve

en yüksek puanı alan -

 ki Kazama-san bu işin üstadı - birinci oluyor..

 

           

Drift Yapma Teknikleri..

EL FRENİ ( E-Brake Drift)

Bu en temel tekniktir.Viraja giriş esnasında debriyaja basılır ,aracın hızı

ayarlandıktan sonra el freni çekilir,arkadan kaymanın başlamasıyla birlikte

gaz veriler ayak debriyajdan çekilir ve kaymakta olan arka kısım gaz ve

kontra ile kontrol edilir.


Viraja yaklaşırken vites heel and toe tekniği ile ( yan tarafta açıklaması mevcut )

küçültülür.Aracın burnu viraj içine doğru çevrilir.Debiyaj hızlıca bırakılarak

arka lastiklerin kilitlenmesi sağlanır,bu şekilde aracın kuyruğu kaymaya başlar.

Ardından gaz verilerek bu kayma hareketi devam ettirilir.Bu teknik el freni

çekemeye benzetilebilir.
Not:Aracın güç aktarım organlarını en az yoran tekniktir.

                              

GÜÇ İLE (Power Over)


Virajın merkezine  yaklaşıldığında dip gaz vererek aracın arkasının kayması

sağlanır.Bundan sonra gaz ve direksiyon ile araç kontrol edilir.Bu teknik için

güçlü çekişe sahip otomobiller gerekmektedir.


SAVURMA
Araç viraja girmeye yakınken önce virajın aksi tarafına doğru yönlendirilir yani

 kontra verilir. Daha sonra oluşan sekme etkisi ile birlikte araç viraj yönüne çevrilir.

Bu şekilde arkadan kaymaya başlayan araç gaz ve kontra ile kontrol edilir.

 
DEBRİYAJ TOKATLAMAK

Aracın güçten düştüğü durumlarda gerekli gücü alabilmek için deviri yükseltip

debriyajı bir anda bırakma suretiyle patinaj sağlamak için kullanılır.

LİMİT FREN (Braking)

Bu teknikde viraja girmeden önce dreksiyon viraj içine yönelmiş haldeyken frene

basılır ve araç viraj içinde arkadan kayana kadar ayak frende kalır.Kayma hareketi

başladıktan sonra gaz ve direksiyon ile araç kontrol edilir.Gereğinden fazla hızlı girilen

 virajlarda araç önden kayacaktır,bu yüzden viraja girerken hızı ayarlamak çok önemlidir

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2.3.2009 - MSN BEDUA LARI :d

Kategori: MSN NICKLERI

Aslında bunlar komik icklere girer. Bi o kadar da güzel olan beddualar şaka amaçlı larka kullanılmalıdır :d

1- Netten 250 MB’lik bir dosya indirirken, bitmesine
iki dakika kala elektrikler kesile de mosmor ol inşallah!

2- Chat yaparken kapı zilin çala!

3- Mause’ni kedi yesin!

4- İçtiğin çay klavyeye dökülsün!

5- Arama motorlarına giremeyesin!

6- Hitin düşsün, liste sonu ol!

7- Posta kutuna iki ay mail gelmesin!

8- Üç vakte kadar bağlantın kopsun inşallah!

9- Klavyenin sesli harf tuşları basamaz olsun da,
sevgiline mektup yazamayasın!

10- Windowsun çöksün MSN, ıcq’un kopsun da
ele güne muhtaç ol innnnşallah!

11- Kafana harddiskler kadar taş düşsün!

12- Kodlarını yanlış yazasın da
web sayfası yapamayasın ya rabbim!

13- Askerliğini uzun dönem yapasın da,
18 ay nete bağlanamayasın!

14- 2 senedir yazmaya çalıştığın 500 sayfalık roman dosyana virüs girsin de,
edebi hayatın bitsin!

15- bütün beddualarım tutsun da iflah olamayasın inşallah!

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18.2.2009 - KARA GÖZLÜM

Kategori: REMO




Bak kara gözlüm hayat acımasız
İnsan kılığına bürünenler asılsız
Bu gözler seninle açıldı sensiz kapanmaz
Ah be kara gözlüm kader acımasız

İnsanı insan gibi blmezler
Her düşene kaderde n de bi sile
Haber dar etmez insanı hayat
Nereden geleceği bilinmez zulmün


Senin için hayat toz pembe
Gülüm bil hayat asla acımaz
Sen aldanma hayata bak önüne
Ahbe gülüm hayat utanmaz
Dedimya hayat utanmaz...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15.2.2009 - GECE KORKMA RUH LAR VAR

Kategori: korku

Bir akşam Necip arkadaşlarını toplar mangal yapmaya karar verir.
SELİM,CAN,ULAÇ,NECİP, Gelirler ama can Yusufuda getirir,
bu hiç birinin hoşuna gitmez çünkü yusuf yetim ve kimsesiz bi cocuk mahalede harabe bi evde yaşıyor ve herkes o evin perili olduğuna inanıyor ve o cocuğa kimse yaklaşamıyor(sevilmiyor) bütün ailesi bi yangın da aynı evde ölüşlerdi bazı insanlar o evin geceleri alevlerle sarıldığını görürlermiş ama kimsede inanmazmış böyle bi saçmalığa..
Ulaç;  bu yetimin burda ne işi var..
Selim;  bırak ya kanka gelsin kemikleri toplar yer alışık nede olsa ha ha ha !!
Can;  susuun yapmayın böyle yakışıyormu size yusufta insan
Selim; perili insan tmm gel  şaka yaptık ha ha ha !!
Can; istemiytorsanız gideriz
büyük bir moral bozukluğuyla yusufuda alır yanına gider, o sıra
Necip;  yapmayın böyle,,  can, yusuf gelin ya  takılıyorlar ciddi ye alma bunları
sen benim misafirimsin gel,, sen yakıcan ama mangalı tamamı
Can; gülerek tamam yakarım

herkes doymuştur iyice, gırgır şamata almış başını ...
Uaç yusufa dönüp annenin yüzünü görsen tanırmısın..
Yusuf biraz duraklıyıp kısık bi ses tonuyla tanırım yabi bak boynumdaki kolyede onun resmi var.
Ulaç ;  senin anenin bi resmi de bizim evden çıktı kitapların arasınday dı inamıyosan göstere bilirim yani
yusuf;  ne olur gösterirmisin
alaç cebindeki porno dergisinden yırtığı bi parçasını onun yüzüne atar al anen ve babam ha ha ha!!
yusuf adeta kaynar suya düşmüş gibi kızarır, terler, gözleri dolar..
can ve necip hariçinde herkes ulaça katılır kahakaha atarlar.
CAN;  lanet olsun size nasıl insanlarsınız siz bu size hiç yakışmadı
ulaç ya kanka bırak şunu gel
can yusufun yanına giderken
yusuf;  can dur gelme
can dinlemez yanına ditmek ister ama bu kez yusuf ses tonunu biraz yükselterek ve ağlamaklı can gelme dedim.
can olduğu yere çöker ve kafasını iki kolun arasına koyar ve yusuf keşke getirmeseydim esni böyle olmasını istemezdim bunlar hep böyle  diyerek mırıldanır...
yusuf;  artık hayatımdan bıktım, gülmek benimde hakkım değilmi yok yok ben sizin gibi olamam bi kendine bak bide bana bak aramızdaki fark bu,  köşeye doğru yavaş yavaş ilerler ve ordaki duvara çıkar. ordaki lere dönüp yüksek sesle 'GÜLMEYE DEVAM EDİN'
herkesin bakışları arasında kendini 5 ci katın boşluğuna bıraktı..
can şok olmuştur yusuuuuf yusuuff diye bağırırbi yandanda arkadaşlarına bağırır ne yaptınız beğendinizmi şimdi koşun koşun
aşağı koşarlar kimi korkudan buz
kesilmiş yerinden
bile kalkamamış
ama aşağı indiklerinde ne yusufun cansız bedeni nede her hangi bir ize rastlarlar hepsi şokta
Kendilerini biraz topladıktan sonra aralarında konuşurlar ve bu durumu hiç kimseye anlatmıycaklardı. sonunda herkes evlerine gider ama hiç biri o olayı akılarından silemez uykusuz bi gece geçirirler saat gecenin 3 ü olunca Ulaç ın tlf nu çalar ulaç büğyük bi şok yaşar çünkü telefonu kapalıydı korkuyla tlf nu eline alır ve tlf dan gıjırtılı bi ses gelir ' BENİ SİZ ÖLDÜRDÜNÜZ' sonra tlf kapanır. ulaç korkmuştur ve tlf nu korkudan duvara fırlatır titrer ve üstünü örter ama yatamaz aradan biraz zaman geçer tlf na bu kez msj gelir ulaç yavaş yavaş tlf nu alır eline msj lara bakar numarasız bi numardan msj gelmiştir 'BENİ SİZ ÖLDÜRDÜNÜZ' yazıyordu tlf ulaç ın elinden düşer hemen evin tlf nuna koşar ama tlf çalışmıyor tlf elinden düşer o anda elektrikler gider ulaç ne yapıcağını şaşırır bağırır
Ulaç; yetimsin işte yetiiim git başımdan
camlar açılır içeri soğuk bi rüzgar eser ulaç korkudan bembeyaz kesilir perdeler savrulur pencerenin hemen önünde bi ışık yükselir ve o ışıktan ses gelir ' beni siz öldürdünüz'
ulaç; yeter ne istiyorsun
yusuf; bini siz öldürdünüz
uaç gözlerini kapatır yere oturur kafasını kaldırdığında pencereler kapalı lambalar yanıyor ve tlf nu önünde duruyordu rüya olduğunu sanarak yatağa uzanır yatar sabah olunca tlf daki msj lara bakar vew aynı msj duruyordu rüya olmadığını anlar ve hemen evden çıkar SELİM in evine gider evde kimse yok NEÇİP e ordanda YUSUF un evine gider ama hiçö biri evinde yoktu nere gitiklerinide kimse bilmiyorduULAÇ ın içine iyice korku girer, ulaç ın aklına daha önce toplandıkları çadır gelir oraya koşar bütün arkadaşlar ordaydı hepsinin de boğazı kesilmiş yerde öylece duruyorlardı o anda yusuf necipin karşısına çıkar  ulaç şaşkınlıktan yere düşer
ulaç; ne yaptın sen yusuf onlar senin arkadaşlarındı
yusuf; onlar yetimi hor gördüler
ulaç; hayır hayır ne yaptın yusuf
yusuf seninde sonun böyle olcak
der ve yusufu tutar o sıra ulaç ın boynundaki cevşen görünür yusuf geri kaçar at şunu diye bağırır ulaç eline alır cevşeni ve yusufa bakarak nas süresini okumaya başlar yusuf bağıra bağıra yok olur.. 
ULAÇ; seni lanet olsasıca pis ruh diye bağırır ve düşer 
gözlerini açtığında yataktan düştüğünü görür ve herşey rüyaymış...
ama
aynı akşam aynı yerde mangal yapmaya karar vermişler ve ulaç ıda çağırmışlar ulaç gitiğinde yusufda ordaydı yusuf la yüz yüze geldiklerinde yusuf ulaça bakarak gülünce ulaç bağıra bğıra ordan koşarak ayrılır öteki arkadaşlar bu hal üzerine aralarınada gülmeye başlar.. THE END

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
MİRAÇ RENT ACAR.. OTO KİRALAMA Bursa tl 0224 2239555 MİRPA ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ BURSA > :::: ::: :: : Sitenizesayac.com

Hakkımda

remo_2006_@hotmail.com

Kategoriler

Arkadaşlarım

siyah
suistimal
ensarlar
mutlusuz
dinisohbet
toptepeli
hayat04
tahi
gulguzeliserife

MySpace Layouts

Myspace Layouts at Pimp-My-Profile.com / Where is / Comments